Gafa Gola AlmahKandırmak, Kafalamak, istenilen hale sokmak.
GafafKavafiye, kundura esnafı için söylenir.
GagkılamakYüksek sesle kahkaha atarak gülmek
Galleş,GelleşKalleş, güvenilmez, adam satan kişiler için kullanılır.
Gamo-KamoKibirli, Övüngeç, Burnu büyük kişiler için söylenir.
GanayahliKadınlar için söylenen şefkat ve küçümseme içeren bir niteleme.
GancıhKöpeğin dişisi, Dişi Köpek.
GardaşKardeş, bir yakınlık ifadesi olarak yakın arkadaşlar ve hatta başka insanlara karşı söylendiğinde de köklü bir yakınlık kurma gayesi anlaşılır.
GargışKargış, Beddua, İlenme.
GariağızKılıbık erkekler için kullanılır, karısının sözünden çıkmayan.
GarlanguşKırlangıçtan mülhem tavan, çatı, dam örtüsü. Eski Erzurum evlerinde genellikle tandırın olduğu bölümde tandırbaşının çatı kısmı kırlangıç yuvası şeklinde çaprazlama ağaçlarla örülerek yapılır. Yedi kat bindirmeli olarak inşa edilen bu örtünün Hacı Bektaştan mülhem göğün yedi katına işaret ettiği söylenir.
Garılıhli – GarılıhsızKadınlarda becerikli, marifetli, elinden iş gelir manasında bir övgü sözü.
Gattere- GettereUzun, büyük ve enli bıçak.
Gaçınci – Gaça Satirsen, Gaştan VerisenKaçıncı, Kaça Satıyorsun, Kaça Veriyorsun
Geher - GeherlenmehKahır, Üzüntü, Kahırlanmak
GehvealtiKahvaltı. Bundan başka günü başka zamanlarında da kahveden önce atıştırılan basit ve kısa yemek.
Gej galmahGeç kalmak, gecikmek
Gelah gidahGelelim, gidelim
GelberiUzanılması zor biçimde uzak ve yüksek yerlerden bir şeyleri çekip yakına getirmek için kullanılan geniş ve açık ağızlı ev eşyası.
Gem-gesevetHüzün, gam, dert, sıkıntı
Gendi gendımeKendi kendime, bir başıma
Gendıl - GendilliKandil. Bazı hallerde gösterişli hal ve kıyafetler içinde kullanılır.
GevülleşmahKavilleşmek, aralarında anlaşmak, sözleşip karar vermek.
GevüşekGevşek, tam tutturulamamış. Bazı hallerde bazı karakter zayıflıkları için de kullanılır. Sözüne gevüşek, beline gevüşek… gibi…
GeydeKaide anlamına gelse de çoğunlukla bir müzik terimi olarak kullanmak yoluyla pek çok hal ve hareketin armoni ve ritmini belirtmek için kullanılır.
GocikGocuk, Kışın giyilen paltoya rağmen daha kısa giysi.
Godida BeşeKış aylarında sokakları gezerek satılan patlamış mısır için söylenen meşhur söz. Godi beşe ise patlamış mısır anlamına gelir.
Gogor - GogurAşırı kir, kir üstüne kir birikerek oluşan temizlenmesi güç kir topluluğu.
GogumTomurcuk, Yeni oluşmaya başlayan dal, çiçek.
GohulamahKoklamak, az bir şey nasiplenmek.
Gokkuzlanmak - GokgozlanmahKafa Tutmak, Horozlanmak.
Gollamahİzlemek, beklemek, başka bir anlamda koruyup kollamak.
GollikKısa, kesik, ufak yuvarlak.
GonşuluhliKomşuluğu güzel olan, iyi komşu.
Goran - GorranÇirkince iri yarı, çok büyük, korkutucu, ürkütücü derecede kaba ve iri.