DildibeğiHabir konuşan, çokça konuşan, biteviye konuşan. Özellikle çokça ve tatlı tatlı konuşan çocuklar için sevimlilik ifadesi olarak da kullanılır.
Diline virt etmekDiline dolamak, hep aynı şeyi söyleyip durmak.
DillemekKandırmak, kafaya almaya çalışmak.
DindonŞaşkınlığından ve olup bitenlerden ne yapacağını bilmemek.
Dini GollikGollik benzetmesi genel olarak kısa, bazı hallerde de zayıf manasına gelir. Dini Gollik, zayıf dinli, dini bilgisi ve dine karşı tavrı, bağlılığı kısa ve zayıf anlamında kullanılır.
DiyneDinle (Örnek: Hele beni bi diyne Hele beni bir dinle…)
Diş HedigiDiş çıkaran bebekler için düzenlenen küçük davette ikram edilen buğday, den hediği.
DoluhmakNeredeyse ağlayacak gibi olmak.
DummakSuyun içine altına girmek, bütün vücuduyla suya dalmak, dalmak
DönükBir kötüleme sıfatı. Dönmüş, başkalaşmış.
DöğmeçYumurta, yağ ve doğranmış ekmek parçalarından yapılan bir aş, yemek türü.
DöşürmekDevşirip toplamak
DümsükDirsekle sertçe vurmak
DüylemekDüğümlemek, bağlamak
DüzibirDümdüz, Hiçbir yere ve şeye takılmadan ve durmadan, olduğu gibi.
Düğürçi - Dünürcü - DüngürciKız istemeye giden oğlan yakınları.
DıbızKel, dazlak kafa. Tüysüz manasında açı henüz çıkmamış çocukları için de kullanılır.
Dıdısının DıdısiÜlke argosunda da yer alan, dolaşık biçimli uzaktan uzağa hısımlık manasına gelen kelime.
DıldıbızDıbız kelimesindeki kel, tüysüzü de az çok içeren bütünüyle kel, saçsız anlamında kullanılmakta olup, genel olarak çıplak, çırılçıplak anlamında kullanılır. Her şeyini kaybederek orta yerde kalmak, Her şeyi elden gitti, dıldıbız ortada kaldı… gibi.
DılloBir tür, boşgezen, serseri, boş konuşan kişi.
Dıllımp - DıllımpçiDıllımp kelimesi taın suya düşerken çıkardığı ses anlamına gelir. Suya taş atmaktan mülhem, boş işler yapmak manasında Dıllımpçi benzetmesi kullanılır.
Dındıkhlamak- DındıhlamakAğırdan almak, ağır hareket etmek, bir şeyle lüzumundan fazla uğraşmak, evirip çevirmek.
DındırmakBir şeyi ciddiye almak, itibar vermek, kabul etmek, üstünde durup dinlemek. Ya da tersi biçimde Beni niye dındırmisan… gibi
DıngılamakSallamak, yerinden oynatmak manasına gelir, özellikle sallamak anlamında boşvermek, önemsememek.
DırlamakDinlemeye değer bulunmayan sözü nitelemek için hafifseyici, hakaret içeren söz.
Dızdığının DızdıgiUzaktan uzağa hısımlık belirten ifade
Dızmanİri yarı, boylu, enli, çok iri yapılı.
DığaKüçümser bir ifadeyle, hakaret anlamında çocuk.
Ebayi Ejdat - Ebayi EcdatSülale, Soyağacı, tekmil akrabalar.
Ecayip- EcayıpEcayip Gerayip: Acaip, tarifi güç, bir şeye benzemeyen, garip şey.
Ecuze - AcuzeAciz, zavallı, çaresiz yaşlı kadın
EfendiemiBir hürmet ifadesi, yakın akrabadan büyüklere söylenir.
Ehlah, EhlahsızAhlak, Ahlaksız