Gözünün Gurduni GırmahGözünü korkutmak, Muhtemelen bela olacak birini önceden hal ve hareketlerle sindirmek.
Göğ Peynir- Gögermiş PeynirCivil Peynirin bekletilerek zamanla yeşillenmesi ve daha farklı bir aroma ile zenginleşmesi.
Gıbde EtmahGıpta etmek, Takdir etmek
GıcıtmahÜlke genelinde kar ve yağmurun biribirine karışarak yapması anlamına gelse de, genellikle kızgınlık anlarında yakasından tutup evire çevire dövmek, ütüler, çevire çevire döver ezer gibi yapmak anlamında kullanılır.
Gıdık - GıdikKeçi yavrusu
Gıdım GıdımUfak ufak, azar azar.
Gıdır Gıdır OlmahHırsından, sinirinden içi içini yemek, içten içe burulmak.
Gıgıllı, gıgılliKirli, temiz olmayan manasına gelir.
Gıkgır GıkgırKakır, kakır, ölçüsüzce, göze batacak kadar hoş olmayan biçimde gülmek.
Gıkgırık, Gıggırik KesilmekSoğuktan donmaya yüz tutmak. Elini ayağını oynatamayacak kadar üşümek.
GılikBazı hallerde davar dışkısı manasına da kullanılıyor olsa da, daha çok yassıltılarak yuvarlanmış, yuvarlak hale getirilmiş manasında kullanılır.
GılikoGörüntü olarak mantıyı andıran, içinde et olmayan, sarımsaklı yoğurt, kızgın yağ ve özel bir sosla birlikte yenilen Erzuruma has bulgur köftesi.
GıltÜst veya alt taraf, üst veya alt yan, başgılti, ayahgılti…gibi
Gımıl OlmahKımıl - gımıl zararlısından mülhem, bir olay veya konu hakkında rahatsız edici, bozucu bir unsur ya da kişi olmak.
Gımıldamah, GımılamahKıpırdamak
GıncıtmahGıcıtmaktan mülhem, daha fazlaca ezip dökmek, burmak, dövmek.
Gındıllamah-GındıllamakYuvarlamak
Gındıllig – Gındıllik – GındıllıkÇember, Yuvarlak, Çocuk oyunu
Gırdaba KoymakCanından bezdirmek, ziyadesiyle sıkıntıya sokmak, sıkıştırmak, zorlamak.
Gırdi gaşdiVurdu kırdı gibi, arbede karışıklık çıkararak, kırıp dökerek çıkıp gitmek, kaçmak.
Gırhlara GarışmahKırklara karışmak. Kinaye biçiminde uzun zamandır ortalıkta görünmeyen kişilere denir.
Gırığı OlmakSaklı gizlisi olmak. Bir kusuru olmak.
Gız UşağiKız çocuğunun karşılığı olarak kullanılır.
GığıldatmahKüçük çocukları, bebekleri güldürmek, bebeklerin gülerken çıkardıkları en doğal ses.
HabıraHabire, her zaman, sürekli biçimde.
Hama – Hama hamaHemen hemen
HapanHal, Sebze, meyve toptan satış yeri.
Harmut – HarmıtSuyu sıcağını ayarlamak, ılıcaklaştırma.
Hay etmekHayhaylamak, bir anda yerinden fırlamak, Ayağa kalkmak, ani hareket etmek.
Hay, haya gahmak, haylanmahBir anda ayaklanmak, hareketlenmek